Online Özel %15 İndirim

Ütüleme Ekipmanları: Roy Robson İzmir’de 3. Bandı Kurdu

Ütüleme Ekipmanları: Roy Robson, İzmir’deki 3. Bandını da Malkan Makina ile Kurdu

Yazar: Malkan Makina Kurumsal İletişim • Yayın Tarihi: 06 Nisan 2014 • Güncelleme Tarihi: 01.10.2026 • 14 Dakika Okuma
“Dünyaca tanınan Alman erkek giyim markası Roy Robson, İzmir Ege Serbest Bölgesi’ndeki takım elbise üretiminde üçüncü bandı da Malkan Makina ile kurdu. Türkiye CEO’su Timur Şengezer, bir Alman markasını yerli ütüleme ekipmanları konusunda nasıl ikna ettiklerini ve kapasiteyi ikiye katlarken kaliteyi nasıl koruduklarını anlattı.”

1922’de Almanya’nın Berlin kentinde küçük bir mağaza olarak kurulan Roy Robson, erkek giyimde özellikle Avrupa’da tanınan markalar arasındadır. Marka, 2008’de başlattığı Türkiye üretim yatırımını İzmir’deki Ege Serbest Bölgesi’nde büyütmeye devam etti. Yaklaşık beş yılda üretim kapasitesini iki katına çıkaran firma, fabrika binasına ek yeni binayı 2014 içinde devreye almayı planlıyordu.

Firmanın Türkiye CEO’su Timur Şengezer, röportajda kurulan üçüncü üretim bandında da Malkan Makina ürünlerinin tercih edildiğini anlattı. Şengezer’e göre bu tercihin arkasında teknik yeterlilik, kalıp uyumu, programlama kabiliyeti ve satış sonrası destek vardı. Kararı etkileyen bir diğer unsur ise Türkiye şartlarında Alman marka ütüleme ekipmanları için gereken yüksek yatırım tutarıydı.

Bu yazıda Roy Robson’ın deneyimini, bir takım elbise fabrikasının ütüleme ekipmanları seçerken izlediği teknik değerlendirme süreciyle birlikte ele alıyoruz. Fizibilite, numune testleri, kapasite artışı, kalıp revizyonu ve eğitim desteği gibi başlıklar, benzer yatırım planlayan her üretici için yol gösterici niteliktedir.

1. ROY ROBSON VE İZMİR’DEKİ ÜRETİM ÜSSÜ

Ütüleme ekipmanları ile ilgili görsel

Erkek giyim üretiminde ütü bölümü.

Roy Robson koleksiyonları, iş yaşamı ve günlük kullanım için Almanya’nın Lüneburg kentindeki merkezde geliştirilen bir yaşam stilini ve modayı sunar. Ürün yönetimi ve tasarım departmanlarında ürünlerin hazırlanmasına, işçiliğine ve kalıplardaki kaliteye özel dikkat gösterilir. Üretimde yalnızca seçkin ve tanınmış kumaş firmalarının hazırladığı yüksek kaliteli kumaşlar kullanılır.

Şengezer’in aktardığına göre röportaj tarihinde Roy Robson’ın dünya çapındaki üretim ağında toplam 7.300 çalışan ve 1.153 satış noktası bulunuyordu. Türkiye’de üretilen ürünler başta Polonya, Almanya, Bulgaristan ve Uzak Doğu olmak üzere 42 ülkeye ihraç ediliyordu. İzmir fabrikasında ise 650 kişi çalışıyordu.

Firmanın üretim sahaları ağırlıklı olarak Doğu Avrupa ve Balkan ülkelerine yayılmıştı. Şengezer, Türkiye’nin uzun yıllara dayanan konfeksiyon altyapısına ve işçilik kalitesine dikkat çekiyor; Avrupa ülkelerine göre daha uygun işçilik maliyetinin de tercihte etkili olduğunu belirtiyor. Takım elbise üretimi için İzmir’i ise “biçilmiş kaftan” olarak tanımlıyor.

2014 yılındaki ek fabrika yatırımıyla çalışan sayısının 850-900 kişiye çıkarılması öngörülüyordu. Yeni fabrika için başlangıçta bir gömlek üretim projesi de düşünülmüştü. Ancak Türkiye’deki üretimin diğer ülkelerdeki fabrikalara göre daha kaliteli bulunması, üst yönetimin takım elbise kapasitesini artırma yönünde stratejik bir karar almasına yol açtı.

2. Ütüleme Ekipmanları Neden Kritik Bir Yatırım Kalemidir?

Takım elbise üretiminde ütüleme ekipmanları, ürünün son görünümünü ve formunu belirleyen makinelerdir. Ceketin omuz hattı, yaka dönüşü, göğüs formu ve pantolonun paça çizgisi büyük ölçüde preslerde, ütü tezgâhlarında ve kalıplarda şekillenir. Dikişte verilen emek, ancak doğru ütüyle değere dönüşür.

Takım elbise üretiminde ütüleme ekipmanları üç ana grupta ele alınır: ara ütü tezgâhları ve presleri, ceketin ve pantolonun bölgelerine göre çalışan son ütü presleri ile buhar, vakum ve basınçlı hava altyapısı. Ara ütüde dikiş payları açılır ve tela yapıştırılır; son ütüde ürün nihai formuna kavuşur.

Bu ekipman grubu, bir konfeksiyon fabrikasındaki yüksek tutarlı yatırım kalemleri arasında yer alır. Şengezer’in ifadesiyle Türkiye şartlarında Alman marka makineler, özellikle de ütüleme ekipmanları, çok pahalı yatırımlar anlamına geliyordu. Bu durum, Avrupalı büyük firmaların dışarıda üretim yaptırırken kendi ülkelerinin ekipmanını kullandırma eğilimiyle birleşince karar daha da zorlaşıyordu.

Ütüleme ekipmanları seçilirken yalnızca makinenin fiyatı değil, sahip olma maliyetinin tamamı değerlendirilir. Enerji ve buhar tüketimi, kalıp değişim süresi, bakım ihtiyacı, yedek parça erişimi ve servis hızı, yıllar içinde satın alma fiyatından daha belirleyici hâle gelebilir. Doğru seçim, kapasite artışlarında yeniden yatırım ihtiyacını da azaltır.

Yüksek kalite standartlarıyla çalışan bir markada ütüleme ekipmanları aynı zamanda kalite güvencesinin parçasıdır. Her bantta, her vardiyada ve her partide aynı form ile aynı yüzey görünümünün elde edilmesi gerekir. Bu tekrarlanabilirlik, makinenin programlama kabiliyetine ve kalıp uyumuna bağlıdır.

3. BİR ALMAN MARKASINI İKNA ETMEK: FİZİBİLİTE VE TEKNİK ONAY SÜRECİ

Takım elbise üretiminde pres ve kalıp görseli

Teknik onay sürecinde pres ve kalıp incelemesi.

Almanya’da doğup büyüyen ve eğitimini orada tamamlayan Timur Şengezer’in asıl mesleği elektronik, mekanik ve PLC programlama mühendisliğidir. Modaya olan tutkusu nedeniyle kendini konfeksiyon ve hazır giyim sektöründe yetiştirdi ve birçok giyim firmasında yöneticilik yaptı. Aslen İzmirli olan Şengezer, Türkiye’deki iş hayatına 1999’da ünlü bir Alman giyim markası olan Hugo Boss’ta başladı.

Şengezer, 2003 yılı sonuna kadar bu firmada yöneticilik yaptıktan sonra ayrılarak kendi danışmanlık şirketlerini kurdu. 2008’de Roy Robson’ı Türkiye’ye getirdi ve markayı burada üretim yapmaya ikna etti. Röportaj tarihinde Roy Robson’ın Türkiye CEO’su olarak görev yapıyordu.

Şengezer, Roy Robson’ı 90 yılı aşkın, köklü ve tutucu bir firma olarak tanımlıyor. Malzemede ve işçilikte yüksek kalite standartları bulunan bir markanın, yıllardır diğer fabrikalarında alıştığı Alman marka ütüler yerine yerli bir markayı kabul etmesi kolay değildi. 2008’deki üretim başlangıcından önce 2-3 yıla yayılan bir fizibilite çalışması yapıldı.

Bu dönemde Roy Robson, ütüleme ekipmanları için diğer fabrikalarında kullanılan Alman markaları tercih etme konusunda ısrarcıydı. Şengezer ise eskiden beri tanıdığı ve başarılı çalışmalarına yakından tanık olduğu Malkan Makina’ya güveniyordu. Marka temsilcilerinin kendi gözleriyle gördüklerinde aynı güveni duyacaklarından emindi.

Bu amaçla Roy Robson’ın kalite sorumlusu, modelcisi ve teknik sorumlusundan oluşan bir ekip, 6 ay boyunca Malkan Makina’ya bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Birçok kritik presin form ve programlama gibi teknik yeterlilikleri incelendi. Sonuçta Roy Robson, Malkan Makina ütüleme ekipmanları için teknik onayını verdi.

Şengezer’e göre mali açıdan zaten bir sorun yoktu. Geriye yalnızca test ve numune çalışmalarında elde edilen başarının sipariş edilen ürünlerde de gösterilmesine güvenmek kalıyordu. Şengezer, Malkan Makina’nın bu güveni boşa çıkarmadığını belirtiyor.

İkna sürecinde Şengezer’in hatırlattığı soru basitti: Aynı kalitede daha uygun maliyetli bir seçenek varken neden daha pahalısı tercih edilsin? Ona göre Malkan Makina’nın ürettiği ütüleme ekipmanları, yüksek teknolojik seviyesi ve kalıp uyumuyla bu sorunun yanıtını sahada verdi.

4. TEKNİK DEĞERLENDİRMEDE NELER İNCELENİR?

Roy Robson’ın izlediği yol, ütüleme ekipmanları seçen her üretici için uygulanabilir bir model sunar. Değerlendirme, tedarikçinin tesisinde ve gerçek ürünler üzerinde yapılan incelemelere dayanır. Katalog bilgisi tek başına yeterli kabul edilmez.

Form yeterliliği ilk sırada gelir. Pres kalıbının markanın kalıp ve model çizgisine uygun formu verip vermediği, markanın kendi kumaşları ve bedenleri üzerinde denenir. Omuz, yaka ve göğüs gibi kritik bölgelerde form, iz ve parlama ayrı ayrı kontrol edilir.

Programlama yeterliliği ikinci başlıktır. Buhar, basınç, vakum ve kalıp hareketlerinin süreleri her model ve kumaş için ayrı tanımlanabilmeli, kayıt altına alınabilmeli ve operatör değiştiğinde aynı sonucu vermelidir. Teknik ekip, programların ne kadar kolay ayarlandığını ve yeni bir kumaşa ne kadar sürede uyarlandığını gözlemler.

Numune ve seri tutarlılığı üçüncü başlıktır. Numunede ulaşılan sonuç, seri üretim temposunda ve uzun vardiyalarda da korunmalıdır. Bu nedenle değerlendirme, tek bir başarılı ürünle değil, tekrarlanan denemelerle sonuçlandırılır.

Son başlık, tedarikçinin mühendislik ve servis kapasitesidir. Kalıp üretimi, revizyon hızı, yedek parça stoku ve eğitim imkânı, ütüleme ekipmanları fabrikada yıllarca aynı performansla çalışsın diye birlikte değerlendirilir. Roy Robson ekibinin 6 ay süren ziyaretleri, bu başlıkların sahada görülerek değerlendirilmesini sağladı.

5. KAPASİTEYİ İKİYE KATLAMAK: 650’DEN 1.300 TAKIMA

Malkan Makina ütü presi görseli

Kapasite artışında yeni bant ve ütü istasyonları.

Roy Robson, 2008’de İzmir’de günde 650 takım elbise kapasitesiyle üretime başladı. Röportaj tarihinde günlük üretim 1.300 takım elbiseye ulaşmıştı ve hedef bu sayıyı 2.000 adede çıkarmaktı. Şengezer, bu hedefe giderken sahip olunan kalite seviyesinden ödün verilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Şengezer’e göre hedefi koyarken onları cesaretlendiren en önemli husus Malkan Makina ile yapılan iş birliğiydi. Kapasite artışı yeni bantların kurulmasıyla sürdü. Kurulmakta olan üçüncü üretim bandında da yine Malkan Makina ürünleri memnuniyetle tercih edildi.

Yeni bant kurulurken ütüleme ekipmanları için en önemli ilke standartlaşmadır. Aynı model ve kalıp yapısının kullanılması, programların bantlar arasında paylaşılmasını, operatörlerin bantlar arasında geçiş yapabilmesini ve yedek parça stokunun sade tutulmasını sağlar. Böylece her bant aynı ürünü aynı kalitede çıkarır.

Kapasite artışı altyapıyı da etkiler. Buhar üretimi, kondens tahliyesi, vakum ve basınçlı hava kapasitesi yeni bandın tüketimine göre yeniden hesaplanır. Ek bina planlanan bir yatırımda bu hesap bina projesiyle birlikte yapıldığında, sonradan gereken değişiklikler en aza iner.

Darboğaz analizi de kapasite planlamasının parçasıdır. Dikiş hattının hızı arttığında ütü istasyonları bu hızı karşılayamazsa ürün bekler ve ara stok büyür. Ütüleme ekipmanları bu nedenle bandın gerçek çıkış hızına göre boyutlandırılır.

Günlük 1.300 takım elbiselik bir üretimde ütü istasyonu sayısı, her istasyonun ürün başına döngü süresine ve vardiya süresine göre hesaplanır. Ceket ve pantolon için ayrı istasyon grupları bulunduğundan iki grubun kapasitesi birbirini beklemeyecek şekilde dengelenir. Model değişimlerinde kalıp ve program değişim süresi de bu hesaba eklenir.

6. MODA TRENDLERİNE HIZLI UYUM: KALIP REVİZYONU

Erkek giyimde moda trendleri sık değişir. Omuz genişliği, yaka formu, ceket boyu ve kalıp çizgisi her sezon farklılaşabilir. Bu değişimler, ütü preslerindeki kalıpların da güncellenmesini gerektirir.

Şengezer, Malkan Makina’nın hızla değişen moda trendlerine modelleri uydurabilmek için gereken kalıp revizyonlarını ve güncellemeleri çok kısa sürede ve başarıyla gerçekleştirdiğini belirtiyor. Ona göre bu kabiliyet, iş birliğinin en önemli unsurlarından biriydi. Yeni sezon modelleri, üretim takvimini aksatmadan bantlara alınabildi.

Kalıp revizyonu, model değişikliğinin ütü tarafındaki karşılığıdır. Yeni modelin numunesi üzerinde kalıp formu değerlendirilir; gerekiyorsa kalıp yeniden şekillendirilir veya yeni kalıp üretilir, kaplama malzemeleri kumaşa göre seçilir. Ardından program süreleri deneme ütüsüyle doğrulanır.

Kalıp kaplamasında sektörde sünger, silikon ve kumaş gibi katmanlar kullanılır; bu katmanlar basıncı yayar ve buharın kumaşa eşit ulaşmasını sağlar. Aşınan kaplama parlama ve iz bırakabileceği için model değişimleri, kaplamanın da gözden geçirilmesi için uygun bir fırsattır.

Kalıbın kullanıcıyla aynı ülkede ve aynı dili konuşan bir ekip tarafından tasarlanması bu döngüyü hızlandırır. Deneme, düzeltme ve teslim adımları arasındaki süre kısaldıkça yeni modelin bantlara alınması da hızlanır. Ürün gamı sık değişen markalarda ütüleme ekipmanları için bu esneklik, fiyat kadar önemli bir seçim ölçütüdür.

7. ELEKTRO-PNÖMATİK KOMPONENTLER VE PROGRAMLAMA

Malkan Makina elektro-pnömatik pres görseli

Programlanabilir presler ve komponent kalitesi.

Mühendislik geçmişiyle konuya teknik bir gözle bakan Şengezer, Malkan Makina’nın ürünlerinde yüksek kaliteli ve dünyaca tanınmış elektro-pnömatik komponentler kullandığını vurguluyor. Valf, silindir ve kontrol elemanlarının kalitesi, presin yıllar boyunca aynı hassasiyetle çalışmasını belirler. Bu nedenle ütüleme ekipmanları değerlendirilirken komponent seçimi de ayrıca incelenir.

Ütü preslerinde kalıp hareketleri genellikle basınçlı havayla çalışan pnömatik sistemlerle sağlanır. Bu sistemlerin ömrü havanın kuru ve temiz olmasına bağlıdır; bu yüzden kurutucu ve filtre, tesisatın ayrılmaz parçalarıdır. Elektro-pnömatik valfler ise kontrol ünitesinden gelen komutları kalıp hareketine dönüştürür.

PLC, yani programlanabilir mantıksal denetleyici, buhar, basınç, vakum ve kalıp hareketlerini tanımlanmış sıra ve sürelerle yönetir. Şengezer, makinelerin programlama kabiliyetlerinin üretimde kaliteyi kolay tutturmalarını ve işlem sürelerini en aza indirmelerini sağladığını belirtiyor. Programlanabilir ütüleme ekipmanları, her model için doğrulanmış reçetenin kayıtlı kalmasına imkân tanır.

İşlem süresinin kısalması kapasite hedeflerinde doğrudan karşılık bulur. Her döngüden kazanılan birkaç saniye, günde binlerce ürün üreten bir fabrikada önemli bir kapasite farkı yaratır. Ancak kısalan süre, kalite kontrolünde doğrulanan sonuçtan ödün verilmeden elde edilmelidir.

8. ANAHTAR TESLİM HİZMET, EĞİTİM VE SATIŞ SONRASI DESTEK

Şengezer, Malkan Makina’nın kalifiye mühendis ve teknisyen kadrosunun hedeflerini gerçeğe dönüştürmede onlara büyük kolaylık sağladığını anlatıyor. Ona göre anahtar teslim hizmet anlayışı, kapsamlı eğitim desteği ve modern dünyanın gerektirdiği satış sonrası hizmetler bir araya gelince başka bir alternatif arayışına ihtiyaç kalmıyordu.

Anahtar teslim yaklaşımda ütü bölümü; presler, ütü tezgâhları, kalıplar ve tesisatla birlikte bir bütün olarak planlanır. Makinelerin yerleşimi, buhar ve vakum hatları, basınçlı hava ve elektrik bağlantıları tek bir proje içinde ele alınır. Bu yaklaşım, farklı tedarikçiler arasında koordinasyon kaybını önler.

Eğitim, ütüleme ekipmanları yatırımının görünmeyen ama belirleyici kalemidir. Operatörün ürünü kalıba doğru yerleştirmesi, doğru programı seçmesi ve kusuru ilk anda fark etmesi kaliteyi doğrudan etkiler. Bakım ekibinin günlük kontrolleri ve basit ayarları üstlenmesi ise duruş sürelerini kısaltır.

Yeni bir bant kurulduğunda deneyimli operatörlerin bir bölümünün yeni banda kaydırılması, bilginin hızla aktarılmasını sağlar. Standartlaşmış ütüleme ekipmanları bu geçişi kolaylaştırır; operatör aynı makine ve aynı program mantığıyla çalışmayı sürdürür. Yeni ekip ise eğitimini gerçek üretim temposunda tamamlar.

Satış sonrası destek, yeni bantların kurulduğu dönemlerde daha da önem kazanır. Yeni bant devreye alınırken mevcut bantların üretimi sürer; teknik ekibin hem kurulumu hem de mevcut hattın desteğini aynı anda yönetebilmesi gerekir. Roy Robson’ın üç bantta da aynı tedarikçiyle çalışması, bu sürekliliğin bir sonucudur.

Malkan Makina’nın Alman stratejik ortağı Indupress’in bütünsel ütü bölümü yaklaşımı ise sitede ayrıca tanıtılıyor.

Müşteri memnuniyeti konusundaki yaklaşım, Malkan Makina’nın müşteri memnuniyeti politikasında anlatılıyor.

9. ÜTÜ SONRASI KALİTE KONTROL VE MARKA STANDARTLARI

Şengezer’in aktardığına göre Roy Robson’ın üretim merkezlerindeki tüm çalışanlar, takım elbise ve ceketlerde kalite standartlarının korunmasını güvence altına alır. Bu sorumluluğun en görünür olduğu nokta, ütü sonrası kalite kontroldür. Ürün, müşteriye ulaşmadan önce son kez burada değerlendirilir.

Ütü sonrası kontrolde ölçü sapması, simetri, parlama, iz, su lekesi ve form kaybı incelenir. Ceketin iki yakasının ve iki omzunun aynı formda olması, pantolonun paça çizgisinin tek ve düz bir hat oluşturması temel kontrol noktalarıdır. Bu kontroller, ütüleme ekipmanları ile verilen formun askıda ve taşımada da korunup korunmadığını gösterir.

Seri üretimde kontrol genellikle örnekleme planlarıyla yapılır. Kabul edilebilir kalite seviyesi (AQL) yaklaşımında partiden belirli sayıda ürün seçilir ve bulunan kusur sayısına göre partinin kabulüne veya reddine karar verilir; örnekleme ilkeleri ISO 2859-1 standardında tanımlanır. Kontrol düzeyi ve kabul sınırları, marka ile üretici arasında belirlenir.

Kontrolde bulunan kusurun kaynağı geriye doğru izlenir. Sorun ütüdeyse program süreleri veya kalıp kaplaması düzeltilir; dikişteyse ilgili operasyona geri bildirim verilir. Ütüleme ekipmanları üzerindeki program kayıtları, bu izlemenin hızlı yapılmasını sağlar.

Kusur kayıtlarının düzenli tutulması, sürekli iyileştirmenin temelidir. Hangi modelde, hangi kumaşta ve hangi istasyonda hangi kusurun tekrarlandığı görüldüğünde kalıp revizyonu ve program güncellemesi veriye dayanarak yapılır. Bu yaklaşım, kapasite artarken kalite seviyesinin korunmasına yardımcı olur.

Malkan Makina’nın kalite politikası ve kalite belgeleri, markaların beklediği standart disiplinin kurumsal karşılığıdır; bu disiplin 2013’te TSE Kalite Ödülü ile de takdir edildi.

10. İZMİR’İN TAKIM ELBİSE GELENEĞİ VE YERLİ EKİPMANIN ETKİSİ

Şengezer, İzmir’in takım elbise üretiminde çok önemli bir geçmişe ve ciddi bir insan kaynağı potansiyeline sahip olduğunu belirtiyor. Kentte iyi yetişmiş eleman bulmakta pek sorun yaşamadıklarını söylüyor. İzmir’de dünyaca ünlü giyim markalarına fason üretim yapan çok sayıda firma bulunuyor.

Şengezer’e göre Roy Robson’ın ütü makinelerinde yerli bir marka olan Malkan Makina’yı tercih etmesi, kentteki diğer üreticilerin yeni yatırımlarında da Malkan Makina ile çalışmasına yol açtı. Roy Robson böylece bu firmalara referans oldu. Şengezer, bu sayede yıllardır makine ithalatına aktarılan dövizin yurt içinde kaldığını ve bunun memlekete bir hizmet olduğunu vurguluyor.

Yerli ütüleme ekipmanları kullanmanın sahadaki karşılığı hızlı erişimdir. Üretici ile kullanıcının aynı dili konuşması ve fabrikaya kısa sürede ulaşılabilmesi kalıp uyarlamasını, servisi ve yedek parça teminini hızlandırır. Bu da bantta biriken iş yükünü ve duruş riskini azaltır.

Şengezer, firmanın yüzde 100 ihracata çalıştığını, bu yüzden iç piyasadaki dönemsel sıkıntılardan pek etkilenmediğini belirtti. Röportaj döneminde Türkiye’yi yaklaşık bir buçuk yıl içinde üç seçimden oluşan bir süreç bekliyordu. Şengezer, ekonomi çevrelerinin bu süreçte istikrarı korumasını ve planlanan yatırımların hız kesmeden sürmesini umduğunu dile getirdi.

Bu yaklaşım, Malkan Makina’nın değerlerinde de karşılığını bulur: önce insan, sonra makine.

11. SONUÇ

Roy Robson’ın İzmir deneyimi, yüksek kalite standartlarına sahip bir Alman markasının teknik değerlendirme sonucunda yerli ütüleme ekipmanları ile çalışmayı seçtiğini gösteriyor. 2-3 yıllık fizibilite ve 6 ay süren teknik incelemelerle başlayan iş birliği, günlük kapasitenin 650’den 1.300 takım elbiseye çıktığı dönemde üçüncü bantla sürdü.

Bu deneyimde öne çıkan unsurlar; form ve programlama yeterliliği, hızlı kalıp revizyonu, kaliteli elektro-pnömatik komponentler, anahtar teslim hizmet ve eğitim desteğidir. Malkan Makina, 1971’den bu yana biriktirdiği deneyim ve 95 ülkeye uzanan ihracat ağıyla ütü bölümünü kuran ve büyüten üreticilerin yanında yer alıyor.

12. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Ütüleme ekipmanları seçilirken hangi testler yapılmalı? Presler, markanın kendi kumaşı, bedeni ve modeli üzerinde denenir. Form, iz, parlama ve programlama yeterliliği kontrol edilir; sonuç tekrarlanan denemelerle doğrulanır.

Roy Robson teknik onay sürecinde neyi inceledi? Kalite sorumlusu, modelci ve teknik sorumludan oluşan ekip, 6 ay boyunca kritik preslerin form ve programlama yeterliliklerini inceledi. Ardından test ve numune çalışmaları yapıldı.

Kapasite artışında yeni bant nasıl planlanır? Aynı model ve kalıp yapısı kullanılarak bantlar standartlaştırılır. Buhar, vakum, basınçlı hava ve elektrik kapasitesi yeni bandın tüketimine göre yeniden hesaplanır.

Kalıp revizyonu neden önemlidir? Moda trendleri değiştikçe omuz, yaka ve ceket formu da değişir. Hızlı kalıp revizyonu, yeni modellerin üretim takvimi aksamadan bantlara alınmasını sağlar.

PLC’li presler kaliteye nasıl katkı sağlar? PLC, buhar, basınç ve vakum sürelerini kayıtlı programla uygular. Böylece operatör veya vardiya değişse de ürün aynı standartta ütülenir ve işlem süreleri kısalır.

Yerli ütüleme ekipmanları kullanmanın avantajı nedir? Kalıp uyarlaması, servis ve yedek parça temini daha hızlıdır. Aynı dili konuşan teknik ekip, model değişikliklerinde ve yeni bant kurulumlarında süreci kısaltır.

Ütü sonrası kalite kontrolde nelere bakılır? Ölçü sapması, simetri, parlama, iz, su lekesi ve form kaybı incelenir. Seri üretimde kontrol çoğunlukla örnekleme planıyla yapılır; kabul sınırlarını marka ile üretici birlikte belirler.

Ütüleme Ekipmanları Yatırımınızı Birlikte Planlayalım

Yeni bir bant kurmayı ya da kapasitenizi artırmayı planlıyorsanız ütüleme ekipmanları seçimini numune testleriyle birlikte planlayalım. Ürününüze özel kalıplar ve doğru boyutlandırılmış tesisatla yatırımınızı kaliteye dönüştürün; Malkan Makina teknik ekibiyle bugün görüşün.

Bandınızı Birlikte Planlayalım →

Bizi sosyal medyada takip edin:

Etiketler: Ütüleme Ekipmanları, Roy Robson, Timur Şengezer, İzmir, Ege Serbest Bölgesi, Takım Elbise Üretimi, Kalıp Revizyonu, PLC’li Pres, Elektro-Pnömatik Komponentler, Anahtar Teslim Hizmet, Ütü Sonrası Kalite Kontrol, Kapasite Artışı, Malkan Makina

Kaynaklar ve Detaylı Bilgi

Comments are closed.

Shopping Basket