baris Tüm yazıları

MALKAN MAKİNA’DAN 49. YILA ÖZEL PLAKET TÖRENİ

Türkiye’de Tekstil ve Konfeksiyon Ütü Makineleri denince akla ilk gelen isim olan MALKAN MAKİNA SAN. TİC: A.Ş, kuruluşunun 49. Yılına girdiği şu günlerde çalışanlarına büyük bir jest gerçekleştirdi. 1971 yılında bir usta ve bir çırakla küçük bir atölye olarak kurulan MALKAN bugün 100’e yakın çalışanı ile 89 ülkeye ihracat yapabilen önemli bir sanayi kuruluşu ve dünya markası olmayı başarmış durumda.

49 yılda yazılan bu önemli başarı hikâyesinde, kurucusu Mustafa Alkan’la birlikte rol alan tüm MALKAN personeline İstanbul Gaziosmanpaşa’daki fabrika binasında düzenlenen törenle plaket takdimi yapıldı. Mevcut personelin yaklaşık %60’ını oluşturan ve kıdemleri en az 5 yıldan başlayarak 30 yılı aşmış tüm çalışanlara verilen plaketler, çalışan memnuniyetini her zaman ön plana almayı ilke edinmiş MALKAN MAKİNA’da yeni yılın ilk büyük manevi motivasyon unsuru oldu. Plaketlerini tek tek Genel Müdür Mustafa Alkan’ın elinden teslim alan MALKAN çalışanları manevi değeri çok büyük olan bugünün anısına hep birlikte hatıra fotoğrafı çektirirken böyle anlamlı bir organizasyonda yer almaktan gurur duyduklarını dile getirdiler.

Törende bir de konuşma yapan MALKAN MAKİNA kurucusu ve Genel Müdürü Mustafa Alkan; 49 yıl önce çok zor şartlarda ve yokluklar içerisinde kurduğu işin bugün Türk makine sanayiinin kalkınmasında önemli bir rol alan kurumsal bir firma olmasından dolayı büyük gurur duyduğunu söyledi. Azimle ve çok çalışmayla kendisini bu zorlu yolculukta yalnız bırakmayan tüm çalışma arkadaşlarına çok teşekkür eden Mustafa Alkan; “Neredeyse 50 yıl boyunca kurduğu işin başından bir an olsun ayrılmayan ve halen günde 9 saat işinin başında olmaktan keyif alan Türkiye’de kaç kişi vardır acaba? Bunca emeğin karşılığında bizim en büyük övünç kaynağımız gerçekleştirdiğimiz ihracatlar sayesinde ülke ekonomisine sağladığımız döviz girdisi ve cari açığımızın kapanmasına verdiğimiz katkıdır” diyerek sözlerini tamamladı.

Konuşmanın ardından Malkan çalışanları olarak personel de Genel Müdürleri Mustafa beye bir teşekkür plaketi sunarak kendilerine yapılan jeste aynı jestle karşılık verdiler. Tüm çalışanlar adına plaketi takdim eden ve hali hazırda en kıdemli personel olan Merkez Ofis ve Pazarlama Müdürü Salim Kütük; 33 yıl önce stajyer olarak işe başladığı MALKAN’ da Mustafa Bey gibi bir patronla çalışmaktan hep keyif aldığını ve böyle uzun bir zaman bu başarı hikâyesinin en önemli parçalarından biri olmaktan da onur duyduğunu söyledi.

MALKAN ŞAMPİYONLAR LİGİNDE

1971 yılında ilk yerli ütüyü üreterek başlayan serüven kalite bilinci, Ar-Ge ve eğitime yapılan yatırımlarla bugünlere gelen Malkan Makina, bugün geldiği nokta itibarı ile 89 ülkeye ihracat yapan, portföyünde bulunan 60.000i aşkın müşterisi ile sektörünün lideri konumunda bulunuyor. Yaptığı yatırımlar ile her zaman en gelişmiş üretim teknolojilerini kullanan Malkan, uyguladığı IS09001 Kalite Yönetim Sistemi ve müşteri odaklı anlayışı ile sektörde takip edilen öncü konumunu pekiştirmiş, bir dünya markası olma yolunda hızla ilerliyor. TEXPROCESS Fuarına katılan Malkan Makina’nın fuar değerlendirmesi ve çalışmalarıyla ilgili sorularımızı Malkan Makina Genel Müdürü Mustafa Alkan cevaplandırdı.

TEXPROCESS fuarında ne gibi yeniklere imza attınız? Gelen müşterilerinize sunduğunuz yeni ürünlerden bahseder misiniz?
Fuarda özellikle ceket ara ve son ütü preslerine yönelik yeni kalıp – model çalışmalarımız tanıtıldı. Ayrıca standımıza buhar, vakum ve hava tesisatları çekerek, preslerimizde gerçek numunelerle ütüleme denemeleri yapıldı. Bu çalışmalar standa gelen müşteri ve ziyaretçilerimiz tarafından takdir ve ilgi ile karşılanmıştır.

Dünyada yaşanan ekonomik kriz çerçevesinde fuardan beklentilerinizi yeterince aldınız mı?
Aslına bakılırsa, fuar öncesinde, bu yılki TEXPROCESS’e katılımın bize sağlayacağı fayda açısından oldukça tereddüt yaşadık. Hatta benzeri tedirginliklerle olsa gerek daha önceki TEXPROCESS’lere iştirak eden bazı meslektaşlarımız bu yılki katılımlarını iptal ettiler. Ancak biz yaşanan kriz ortamını önemli fırsata çevirebiliriz inancıyla fuara katılımı gerçekleştirdik. Sektöründe TEXPROCESS’de makinelerini sergileyen ilk firma olan Malkan 2009 fuarında da sektörün tek temsilcisi oldu. Fuar sonunda aldığımız verilere bakarak rahatlıkla diyebiliriz ki; Malkan Makina bu fuardan beklentilerine yanıt bulabilmiş. Fuara katılım kararımızın haklılığını görmek bizleri daha da memnun etmiştir. Tabi bu sonucu elde etmemizdeki en önemli pay Malkan Makina’nın bir prensip olarak çok önemsediği ürünlerdeki sürekli iyileştirme ve geliştirme çalışmalarıdır.

Firmanızın konfeksiyon sektörüne sunmuş olduğu ürünler ve kullanım alanlarından bahseder misiniz?
Firmamız 850’yi aşkın ürün çeşidi ile konfeksiyon sektörünün yanında çamaşırhane ve kuru temizleme sektörüne yönelik ütü makineleri ve komple ütüleme çözümleri sunmaktadır. Hazır giyim ütülemeye yönelik farklı ütü makinelerinin yanında denim (Kot) üretimine yönelik kırıştırma presleri, rodeo ve kimyasal işlem makineleri, kuyumcu ve kürkçülere yönelik kürk ve istim (Buhar) kazanları, leke çıkarma makineleri, vakum motorları ve çeşitli tiplerde buhar kazanları üretimleri ile farklı sektörlerin de makine ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Son yıllarda özellikle ceket ve pantolon ütü preslerinde ürün geliştirmelere önem veren firmamız ürün çeşidini her geçen gün arttırmaktadır. Konfeksiyon sektörünün ihtiyacı olan ürünlerde aynı işe yönelik farklı ürünler sunarak firmaların ütüleme yöntemlerine göre de alternatifler üretmektedir. Örneğin bir ceketin ön formunu ütüleyen 6 farklı ütüleme yönteminden müşterimiz kendisine en uygun olan çözümü seçebilmektedir.

Piyasaya sunmuş olduğunuz ürünlerin kalite ve kullanım açısından diğer ürünlerle (yerli ve yabancı) karşılaştırdığınızda kullanıcıları sağladığı avantajlar nelerdir?
Ülkemizde ve dünyanın birçok ülkesinde çalışan ürünlerimiz edindiğimiz kalite bilinci ile üretilmekte ve gerek malzeme kalitesi gerekse işçilik kalitesi anlamında Avrupalı rakiplerimiz ile aynı seviyede bulunmaktadır. Bunun yanı sıra ilk yatırım maliyeti olarak kıyaslandığında Avrupalı rakiplerimize oranla oldukça ekonomik olan ürünlerimiz bu sayede tercih edilmektedir. Yerli ürünlerle bizim ürünlerimizi kıyasladığımızda kalite anlamında üstünlüğümüz hemen öne çıkmaktadır. Aynı kalitede olan iki üründen ucuz olanının tercih edilmesi doğaldır, biz de alım yaparken kalite aynı ise ucuz olanı tercih ederiz. Fakat kalite ve sağlanan katkı konfeksiyon sektörü gibi zamanla yarışılan bir sektörde öncelikli plandadır. Konfeksiyonda birçok müşterimiz farklı taleplerle geldiğinde onların taleplerine yönelik özel çözümleri müşterimiz ile beraber sağlamamız da tercih edilmemizde önemli bir faktör olarak öne çıkmaktadır. Ürünlerimizi kullanıcıyı zorlamayacak şekilde en basit ve en ergonomik kullanıma göre üretmekteyiz. Son sistem çok fonksiyonlu PLC kontrollü ürünleri dahi kullanımı basit ve anlaşılır hale getirerek kullanıcıların işini kolaylaştırıyoruz. Kullanıcılardan gelen olumlu izlenimler ile de bu konuda doğru yolda olduğumuzu görmekteyiz.

Ülkemizde konfeksiyon sanayiinin bu günü ve geleceği hakkında görüşleriniz nelerdir? Globalleşen dünyada Türk tekstilinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Ülkemiz konfeksiyon üretimi konusunda oldukça uzmanlaşmış ve büyük bir iş gücüne sahiptir. Yıllarca fason üretim yapan firmalarımız markalaşma bilinci edinme konusunda geç kalıp yeterince marka çıkaramadığı için bugün işçiliğin daha ucuz olduğu pazarlara göre dezavantajlı konumdadır. Buna rağmen Avrupa pazarına olan yakınlığımız, konfeksiyon üretimindeki uzmanlığımız ve bu konuda yetişmiş insan kaynağımız dezavantajlarımızı avantaja dönüştürmek için elimizdeki artılardır. Fason üretimlerini ülkemizden uzak doğuya kaydıran bazı firmaların bekledikleri kaliteyi alamadıkları için tekrar ülkemizde üretim yaptırmaya karar verdiklerini sevinerek duymaktayız. Markalaşmaya, gerek hammadde üretiminde gerekse tekstil ve konfeksiyon üretiminde Ar-Ge faaliyetlerine önem verilmesi gerektiğini bu sayede ülkemizin konumunun yükseleceğini düşünmekteyiz.

Dünya tekstil ve konfeksiyon sanayii nasıl bir gelişme göstermektedir?
Dünyada tekstil ve konfeksiyon üretimi işçiliğin ve hammaddenin ucuz olduğu ülkelere kaymakta; özellikle Uzak Doğu ülkeleri bu konuda önemli paya sahip olmaktadır. Bununla birlikte yeni üretim üssü olarak yakın gelecekte Afrika ülkelerinin önem kazanacağını düşünüyoruz. Elbette işçiliğin ve hammaddenin ucuz olduğu ülkelerin yanında özellikle Avrupa pazarına yakın olan ülkemizde de katma değeri yüksek konfeksiyon üretiminin devam edeceğini öngörmekteyiz. Ayrıca Uzak doğunun mesafe olarak Avrupa pazarına olan uzaklığı ve kalite konusundaki yetersizlikler alternatif üretici ülkeler gereksinimini de zorunlu tutmaktadır. Özellikle Uzakdoğu ülkelerinin tekstil üretiminde yaptıkları taklit ürünler bugün firmaları sürekli yeni ürünler geliştirmeye zorlamakta, bu sayede Ar-Ge’ye aktarılan paylar artarak yeni ürünlerin ortaya çıkması sağlanmaktadır.

Türk tekstil ve konfeksiyon sanayiinin öncelikli problemleri nelerdir? Ve bunların çözüm yolları hakkında somut düşünceleriniz var mı?
Bunun yanında yerli üretimin teşvik edilmesi ve desteklenmesi, firmaların tüm dünyayı saran küresel krizden en az zarar ile çıkması için reel katkıların sağlanması gerektiğini düşünüyoruz. Bunların başında da iç pazarı canlandıracak leasing sistemine uygulana KDV’nin eskiden olduğu gibi % 1 seviyesine indirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Devletin son zamanlarda uyguladığı istihdama yönelik destek paketlerinin hem firmalara hem de çalışanlara sağladığı katkılar tüm sektörlerde olduğu gibi tekstil ve konfeksiyon sektöründe de hissedilmektedir.

Yurtdışında katıldığınız fuarlarda müşterilerin sizi tercih etmesi nasıl oluyor? Özellikle TEXPROCESS fuarını göz önünde bulundurarak bir değerlendirme yapar mısınız?
Yabancı ülkeye makine pazarlamak ve satmak gerçekten zor ve uğraş isteyen bir iş. Fuara gelen müşteri ilk defa gördüğü bir markaya bir anda fiyatı ekonomik olduğu için alım kararı vermesini beklemiyoruz. Fuar katılımlarına başladığımız ilk yıllarda bu sorunları yaşadık. Günümüzde müşteri beklentileri oldukça artmış durumda, özellikle TEXPROCESS fuarına gelen müşteriler gerçekten çok seçici davranıyor ve her şeyi inceliyor. Bu gün geldiğimiz nokta itibarı ile birçok yabancı ülkede bilinen bir marka halini aldık. Bu sayede insanlar artık kalitemizi gördüler ve aynı kalitedeki ürünlere göre daha ekonomik olduğumuz için bizi tercih ediyorlar. Bunun yanında yurtdışında önem verdiğimiz konuların başında yeni bir pazara giriyor isek pazarı bilen, işinin uzmanı bayiler ile çalışmak geliyor. Dünyanın çeşitli ülkelerinde 30’u aşkın yurtdışı bayimiz sayesinde ülkelerdeki pazarlama, servis vb. faaliyetleri çok daha kolay ve hızlı gerçekleştirebiliyoruz. Son kullanıcı içinde aldığı ürünü aynı dili konuşan birinin desteklemesi her zaman olumlu bir etki oluşturuyor.

Firma olarak gelecekteki projeleriniz nelerdir?
Üretim tesisimizi yakın gelecekte yapacağımız fabrika yatırımı ile daha da geliştireceğiz. Bu amaçla Hadımköy’de 20.000 metrekare alana sahip fabrika arazisini satın aldık, buraya son sistem teknolojilerle yeni bir fabrika kuracağız. Bunun yanında sektörde yaşanan daralma sonrası maliyetleri yüksek olan Avrupalı üreticilerin yeni arayışlar içine girdiğini görmekteyiz, maliyeti düşürmek için üretimini işçiliğin daha ucuz olduğu ülkelere kaydırmayı planlayan fakat kaliteden ödün vermeyecek bir Alman firması ile ortaklık da projelerimiz arasındadır.

MALKAN TEXPROCESS’teki YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRIYOR

MALKAN TEXPROCESS’teki YERİNİ SAĞLAMLAŞTIRIYOR

Bu yıl 14-17 Mayıs tarihleri arasında Almanya’nın Frankfurt şehrinde beşincisi düzenlenecek olan TEXPROCESS Fuarında, Malkan Makina yine katılımcılar arasındaki yerini almış bulunuyor. Konfeksiyon Makina ve Aksesuarları konusunda tüm dünyada sektörün önde gelen fuar organizasyonlarından biri ve sektörün buluşma noktası olan TEXPROCESS, birlikte düzenlendiği TECHTEXTIL fuarı ile beraber her geçen organizasyonda sektör açısından etkisini daha da artırıyor.

Ülkemizin konfeksiyon ütü makineleri üretiminde lider kuruluşu olan Malkan Makina da Türkiye’den fuara iştirak eden pek çok firmanın arasına katılarak bu yılki fuarda en yeni ve ileri teknoloji ürünlerini sergileyecek. Konuyla ilgili görüşlerine başvurduğumuz Malkan Makina Fabrika Müdürü Metin KILIÇ şunları söyledi: “İlk olarak 2017 yılında katılımcı olarak yer aldığımız fuarın gelişimini sürekli takip ediyorduk zaten. Geçen fuardan aldığımız olumlu geri dönüşler ve fuarın son derece verimli geçmesi tekrar katılma kararını bizim için kaçınılmaz kılmıştı. Geçmişte bu sektörün lider fuar ve forum organizasyonlarından biri olan Köln-IMB’nin de daimi katılımcılarından biriydik. TEXPROCESS’in de IMB gibi konfeksiyon makineleri sektöründe etkin bir organizasyon haline gelmesi çok zaman almadı diyebiliriz. Avrupa pazarında oluşan bir eksikliği kapattı. Uzun bir aradan sonra tekrar Avrupa ve özellikle Almanya pazarında böyle bir fuarda boy gösteriyor olmak heyecan veriyor. Özellikle yurt dışından müşterilerimiz bize sürekli bu fuara katılmamız yönünde baskı da yapıyordu. Onlarla tekrar böyle önemli ve büyük bir fuarda bir araya geleceğimiz için mutluluk duyuyoruz.”

Genel olarak piyasaların ve Malkan’ın 2018 performansını da değerlendiren KILIÇ; “Piyasalardaki hakim olan genel durgunluğa karşın Malkan olarak biz oldukça yoğun bir yılı geride bıraktık. Özellikle ihracata dönük siparişlerde yoğunluğumuz var. Yılın son çeyreğinde alınan siparişlerle 2019 Mayıs’a kadar olan dönemde üretim hattımız dolmuştu. 2019’un başlarında da devam eden bu yoğunlukla şu anda 2019 yılı Ağustos’a kadar ileri teknoloji ürünü olan spesiyal pres üretim kapasitemiz dolmuş vaziyettedir. TEXPROCESS fuarında alınacak yeni siparişler ve iş bağlantıları ile bu yılı kapatmayı hedefliyoruz. Ama ondan da önemlisi TÜBİTAK destekli yeni projelerimizin tanıtımına da yer vereceğiz bu fuarda. Mesela pantolon ütüleme sistemlerine yönelik geliştirdiğimiz yenilikler müşterilerimizin beğenisine sunulacak. Fuarda alacağımız geri dönüşlere göre de sürekli iyileştirme ve geliştirme faaliyetlerimize devam edeceğiz. Malkan’ın da katılımıyla bu yılki fuarın daha renkli ve hareketli geçeceğine inanıyoruz.” şeklinde konuştu.

TÜYAP’TA YİNE MALKAN RÜZGÂRI VARDI

TÜYAP’TA YİNE MALKAN RÜZGÂRI VARDI

Konfeksiyon ve Hazır Giyim Sektörünün tüm dünyada en önemli buluşma noktası haline gelen TÜYAP KONFEKSİYON MAKİNESİ 2018 Fuarı 20-23 Eylül 2018 tarihleri arasında İstanbul Tüyap Fuar ve Kongre Merkezinde oldukça başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildi. Düzenlemeye başlandığı 1986 yılından bu yana fuara aralıksız katılan MALKAN MAKİNA da fuarda her zamanki yerini aldı. Türkiye’nin ilk yerli sanayi tipi buharlı el ütüsünü üreten MALKAN, bu yıl 26.’sı düzenlenen fuarda da yine son teknolojiye göre üretilmiş tamamen yerli üretim sanayi tipi buharlı ütü presleri ve makinelerini değerli ziyaretçilerinin beğenisine sundu.

60’ı aşkın ülkeden 50.000’e yakın ziyaretçinin ağırlandığı fuara, düzenlenmeye başladığı ilk günden beri aralıksız katılım gösteren MALKAN MAKİNA yine konusunda öncü bir firma olmanın pek çok emarelerini sergiledi. 47 yıldır Türkiye’de sanayi tipi ütüleme ekipmanları üretiminde liderliği bırakmayan MALKAN ziyaretçilerine sunduğu yenilikler sayesinde sektörde yerli marka bayraktarlığını elinden bırakmamadaki iddiasını ortaya koymaya devam ediyor.

Bu yılki fuar hakkında genel bir değerlendirme yapan Malkan Makine Fabrika Müdürü Metin Kılıç; ziyaretçi sayısında özellikle de yurt dışından gelen ziyaretçilerde önceki fuara göre çok ciddi bir artış gözlemlediklerini söyledi. Organizasyon konusunda Tüyap ekibine ve çalışanlarına teşekkür eden Kılıç ” Fuarda görüş alış verişinde bulunduğumuz hemen bütün meslektaşlarımız, sektörün içinde bulunduğu genel durgunluk hali sebebiyle ziyaretçi sayısında bir önceki fuara göre düşüş beklerken aksine bir artış olmasından ve gelen ziyaretçi profilinin de yüksek kalitesinden oldukça memnun kaldıklarını söylediler. Biz fuar öncesi yaptığımız değerlendirmede – bu yılki fuarda da yine Malkan rüzgârı devam edecek – demiştik. Dediğimiz gibi de oldu. İleri teknoloji ve yüksek kalite standartlarına sahip ürünlerimizi, bir fabrika ortamında çalışır vaziyette sergilemekten ve bu konuda yerli ve Avrupalı katılımcı meslektaşlarımız arasında tek firma olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Gerek yerli gerekse yurt dışından standımıza gelen tüm ziyaretçi ve müşterilerimizin hem standımızdan hem de sergilenen ürünlerden oldukça etkilendiklerini gördük. Hatta daha fuar esnasında pek çok görüşme sipariş alımları ile noktalandı. Bu da bize büyük bir keyif ve huzur veriyor” dedi.

Yurt dışından 15 ülkeden, yurt içinden ise 65 ilden gelen alım heyetleri ve profesyonel ziyaretçiler sayesinde katılımcı firmalar adına çok yoğun geçen fuar sonrasında gelen müşteri talepleri karşılamada tatlı bir sıkıntı yaşadıklarını belirten Metin Kılıç; “MALKAN MAKİNA’nın özellikle PLC donanımlı tam otomatik ceket ve pantolon ütüleme presleri konusunda dünyanın asırlık sayılı markaları arasındaki yerini sağlamlaştırdığını söyleyebiliriz. Yurt içinde İzmir, Adana, K. Maraş ve İstanbul’da yoğunlaşmış olan konfeksiyon hazır giyim üreticilerine hizmet vermenin yanı sıra yurt dışında da son dönemde özellikle Özbekistan, Ukrayna ve Polonya pazarlarında ciddi büyüklükte projeler hayata geçirmeye devam ediyoruz. Yakın geçmişte bu pazarlara hâkim olan özellikle Alman firmalarının üstünlüğünü kalitemiz, fiyatlarımız ve satış sonrası güvenilir hizmetlerimiz sayesinde kırmaya başladık. Fuarda yaptığımız müşteri görüşmelerinde bu durumun önümüzdeki dönemde de lehimize artarak devam edeceğini görmenin sevincini yaşıyoruz” dedi.

Kılıç ayrıca katılımcı firmalar olarak fuarlara çok büyük masraflar yaparak katıldıklarını ve bu masrafların geri dönüşlerinin kısa vadede mümkün olmadığını belirtirken “Aslında bu boyutta bir uluslararası fuarı 2 yıl yerine 3 yılda bir düzenlemek gerektiğini bir süredir gündeme getiriyoruz. Fuarda pek çok meslektaşımızın da bizimle aynı fikirde olduğunu görüyoruz. Geçmişte Almanya Köln’de düzenlenen IMB Fuarı 3 yılda bir düzenlenirdi mesela. Böylece üretici firmalar fuara daha fazla yenilik getirip sunma imkânına kavuşurlar diye düşünüyoruz. Tüyap Yüksek İstişare Kurulunun bu konuyu artık ciddi bir şekilde masaya yatırmasını bekliyoruz. Aynı zamanda yurtiçi ve yurtdışı fuar destekleri konusunda da ilgili bakanlık ve kurumların, bizim gibi imalatçı-ihracatçı KOBİ’lere daha yüksek oran ve miktarlarda teşvik ve destek programları geliştirmelerini bekliyoruz. Bunu fırsat bulduğumuz her platformda dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

MALKAN’DA ETKİNLİKLERLE DOLU GEÇEN MAYIS AYINDAN…

MALKAN’DA ETKİNLİKLERLE DOLU GEÇEN MAYIS AYINDAN…

Bu yıl 47. Kuruluş yıl dönümünü kutlayan Konfeksiyon Makineleri sektörünün duayen firmalarından, Türkiye’nin ilk yerli ütü makinesi üreticisi olan Malkan Makina; her yıl geleneksel hale gelmiş bulunan etkinliklerine Mayıs ayı içerisinde artarda devam ederek tüm çalışanlarının kaynaşmasını ve moral motivasyonlarını artırılmasını sağlamıştır.

İlk olarak 12 Mayıs günü, 21 yıldır aralıksız düzenlenmeye devam eden Malkan Pikniği tertiplenmiştir. Bahar aylarından yaz aylarına geçiş döneminde muhteşem bir havada gerçekleşen pikniğe Malkan çalışanları, aileleri, bayileri ve tedarikçilerinden oluşan 300’e yakın topluluk iştirak etti. Her yıl olduğu gibi bu yıl da pikniğe katılanlar özellikle de çocuklar gönüllerince oyunlar oynayıp eğlendikleri harika bir gün geçirdiler. Organizasyonun baş sorumlusu İ.K. Müdürü Mustafa YAĞMURKAYA yaptığı değerlendirmede; “Bu tür programları hem stres atma hem de aktif dinlenme noktasında yapılabilecek en doğru etkinlik olarak görüyoruz. Uzak – yakın herkes için kaynaşmaya vesile olabilecek güzel bir birliktelik oldu. İnsanımızın günlük hayatın stresinden kurtulup bir gün dahi olsa tabiatla baş başa kalmasının kendilerini çok sevindirdiğini görüyoruz. Bu tür faaliyetler, çalışanların ailelerinin tanışıp kaynaşmasına vesile oluyor. Katılım sağlayan destek veren arkadaşlara teşekkür ederiz” dedi.

Ardından 15 Mayıs günü, 2000 yılından bu yana Malkan Makina’nın sahip olduğu ISO 9001 Kalite Yönetim Sisteminin en önemli unsurlarından “Sürekli İyileştirme” ilkesinin gereği olarak personelden yıl boyunca toplanan iyileştirme önerilerine ilişkin ödül töreni gerçekleştirildi. 2017 yılı boyunca firma bünyesinde tüm çalışanların vermiş oldukları iyileştirme önerileri üzerinden yapılan değerlendirmede, firmanın ödül yönetmeliği gereği performans olarak öne çıkan personele hediyeleri takdim edildi. Yönetim ve çalışanların tamamını bir araya getiren öğlen yemeği ile beraber organize edilen ödül töreni 15.05.2018 tarihinde Malkan Makina’nın fabrika binasında tertiplendi. Törende konuşan Kalite Yönetim Müdürü Hakan YILDIRIM; en küçük çıraktan en tepe yöneticiye kadar her çalışana, sürekli iyileştirme sistemine verdikleri katkıdan dolayı tebrik ve teşekkürlerini sunarken, bütün çalışanların özverili katkılarının devamını talep etti.

İyileştirme Önerileri Ödül Töreni’nin ardından, yine geleneksel bir etkinlik halini alan aylık doğum günü kutlamasına geçildi. Mayıs ayı içerisinde doğmuş olan personeller diğer tüm çalışanlarla hep beraber pasta keserek doğum günlerini kutladılar. Malkan Makina’da kadroya en son dâhil olmuş en yeni çıraktan firma sahibi Mustafa Alkan’a kadar her çalışanı kapsayacak şekilde her ay düzenlenen doğum günleri yönetimle çalışanları bir birine yaklaştıran ve kaynaştıran önemli bir aktivite olmayı sürdürüyor.

Ve son olarak 18 Mayıs günü, rahmet iklimi mübarek Ramazan aylarında 20 yılı aşkın süredir aralıksız tertiplenen geleneksel Malkan İftarı gerçekleştirildi. İftar yemeğinde MALKAN çalışanları ve aileleriyle, tedarikçi firmalar ve misafirlerin katılımı ile 300’ü aşkın insan bir arada ve aynı sofrada iftar yapmanın keyif ve huzurunu yaşadılar. Yemekte bir konuşma yapan Genel Müdür Mustafa Alkan; Bu birlik beraberliklerin devam etmesi temennisiyle, Mübarek Ramazan ayında bu gibi paylaşımların insana huzur verdiğini bildirdi. Geçen haftaki toplu MALKAN pikniğinden sonra yapılan bu iftarın çalışanlar ve ailelere moral motivasyon ve tanışma fırsatı tanıdığını, bu vesile ile bu gibi sosyal faaliyetlerin devam edeceğini belirtti ve emeği geçenlere teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.

MALKAN KALİTE YOLCULUĞUNDA BAŞARILARINA DEVAM EDİYOR

2000 yılında ISO9001 Kalite Güvence Sistemi belgesini sektöründe ilk alan firma olan MALKAN MAKİNA ailesi, bugün Almanya merkezli DQS The Audit Company firması tarafından yapılan Belge Yenileme denetimini eksiksiz olarak tamamlayarak ISO9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi belgesi almaya hak kazanmıştır. Sektörümüzde tekrar öncü olmanın haklı gururunu yaşıyoruz.

ISO9001:2015 Kalite Yönetim Sistemi belgesi için yaptığımız hazırlık çalışmalarında bize destek olan, sistemi eksiksiz bir şekilde uygulayan tüm çalışanlarımıza, daha iyiye ulaşma noktasında bize yol gösteren DQS Denetim Ekibine teşekkür ederiz.

SANAYİ TİPİ ÜTÜ PRES VE MAKİNELERİNDE DUAYEN İSİM MUSTAFA ALKAN 2018 HEDEFLERİNİ AÇIKLADI

47 yıldır sanayi tipi ütü makinelerinde Türkiye’nin lider kuruluşu MALKAN Makina, 89 ülkeye yaptığı ihracatla hem ülkeye ciddi bir döviz girişi sağlıyor hem de dünya markası olma yolunda önemli atılımlar gerçekleştiriyor.
Sanayi tipi ütü makineleri üretiminde ülkemizin lokomotif firmalarından MALKAN Makina, ihracatta göstermiş olduğu başarılarla toplam üretimdeki payını her geçen gün artırıyor. MALKAN markasını tüm dünyaya duyurma konusunda çalışmalarını yönlendiren firma, 5 kıtada faaliyetlerine hızla devam ediyor. Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörüne 47 yıldır sanayi tipi ütü makineleri üreterek büyük katkı sağlayan duayen sanayicilerimizden Mustafa Alkan ile, MALKAN Makina’nın geldiği nokta ve sektörün durumu hakkında sohbet ettik.

Türk hazır giyim endüstrisinin önemli bir parçası olan MALKAN Makina’nın kuruluş aşamalarını ve bugüne kadarki faaliyetlerini kısaca okuyucularımızla paylaşır mısınız?
MALKAN Makina’yı 1971 yılında, yanımda bir çırakla Karaköy’de küçük bir atölye olarak kurdum. Türkiye’de ilk sanayi tipi buharlı el ütü imalatını gerçekleştiren firmayız. 1971 yılında ürettiğimiz bu el ütüsü şu anda İstanbul Rahmi Koç müzesinde sergilenmektedir. Başlangıçta sadece kuru temizleme firmalarına el ütüsü ve üniversal buharlı ütü presi üretiyordum. Daha sonra özellikle 80’li yıllarda Türkiye’de büyük bir patlama gerçekleştiren tekstil, hazır giyim ve turizm sektöründeki firmalara da çeşitli ürünler geliştirmeye devam ettik. Bugün Türkiye’de ve dünyada 30.000’i aşkın müşteri referansımızla; Bilgisayar kontrollü spesiyal ceket ve pantolon ütüleme sistemleri, buharlı-vakumlu ütüleme tezgâhları, pnömatik ve manuel ütü presleri, tela yapıştırma ve transfer baskı presleri, deri ütü presleri, triko ütüleme makineleri, buharlı şişirme ütü robotları, buhar jeneratörleri, leke çıkarma makineleri, vakum motorları gibi başlıca ürün gruplarında 700’den fazla ürün çeşidine sahip geniş bir üretim yelpazesine sahibiz. MALKAN Makine olarak bu üretimi İstanbul Gaziosmanpaşa’daki 8.500 metrekare kapalı alana sahip fabrika binasında, son sistem CNC işleme tezgâhları ile donatılmış üretim bandında standart ölçülerde gerçekleştirmekte ve Türkiye’nin yanı sıra 5 kıtada 89 ülkeye de ihraç etmekteyiz.

MALKAN Makinayı kurmak nasıl gerçekleşti? MALKAN Makina bulunduğu noktaya hangi aşamalardan geçerek geldi?
İlkokulu çok zor şartlar altında bitirdikten sonra 8 yıl boyunca tornacı ve kaynakçı çırağı ve kalfa olarak çalışıp askere gittim. Askerde de şansım yaver gitti ve tayinim İstanbul’a düştü. Askerliğim boyunca da hafta sonları birliğimden izin alarak dışarıda torna atölyelerinde çalışmaya devam ettim. Böylece hem sanatımı geliştirdim hem de birikim yaptım. Askerlik dönüşü yine bir torna atölyesinde işe başladım. Bir gün ustamla birlikte Beyoğlu’nda bir kuru temizlemeciye tamire gittik. Kanada yapımı bir el ütüsü arıza yapmıştı. Ütüyü tamir edince dükkân sahibi bana “Bunlar hep yurt dışından ithal ediliyor ve çok pahalı, bunları kendiniz üretemez misiniz” diye sordu. Ütüyü birkaç gün inceledikten sonra aynısını yapmaya karar verdim. 15 gün içinde de yeni ütüyü yaptım ve aynı müşteriye sattım. Bu ütü aynı zamanda Türkiye’de üretilen ilk sanayi tipi buharlı el ütüsü olmasının yanı sıra şu anda Rahmi Koç müzesinde sergileniyor. Piyasada kısa sürede ithallere göre çok daha uygun fiyata el ütüsü üretildiği duyuldu ve ardı ardına siparişler gelmeye başladı. Bunun üzerine 1971 yılında Karaköy’de küçük bir dükkân kiralayıp uzun uğraşlar sonucu 5 adet ütüyü imal ettim. Hatta o sıralarda Türkiye’de bulunamayan bazı özel parçaları da kendim ürettim. Şimdi sıra pazarlamaya gelmişti. Neredeyse İstanbul’un bütün kuru temizlemecilerini tek tek dolaştım. 100’e yakın sipariş aldım. Ancak malzeme alımı için finansman sıkıntısı vardı. Sağ olsun o dönemdeki bazı esnaf arkadaşlar gayretimi ve dürüstlüğümü görerek bana kredi açtılar. Satıştan sonra ödemek koşuluyla bana malzeme temin ettiler ve böylelikle 2 ay için 100 adet ütüyü yapıp sattım. İşimiz hızla büyüyor ve yanımda çalışan elemanlar birer birer artıyordu. Daha büyük bir dükkân kiraladım. Bir süre sonra aynı el ütüsünde olduğu gibi ütü presleri yapmam konusunda teşvik ve talepler gelmeye başladı ve pres imalatına başladık. Ancak pres için mevcut dükkan da yetmediğinden 1973 yılında Kasımpaşa’da 300 m2’lik bir yere taşındık. 5 sene içinde 15 elemanla ürün çeşidini 15’e çıkardık. 1980 sonrası özellikle Özal döneminde tekstil ve konfeksiyon sektörüne verilen yoğun teşvikler sayesinde Türkiye’de konfeksiyon üretimi ve ihracatı patlayınca bizim işlerimiz de korkunç bir ivme kazandı. Hemen Bayrampaşa’da 1.000 m2’lik yeni yerimize taşındık. Oradan da 80’lerin sonunda bugün halen bulunduğumuz 8.500 m2 kapalı alan fabrika ve showroom binalarımıza taşındık.

MALKAN Makinanın ülkemiz ticaretindeki yeri nedir? MALKAN Makinanın ithal ettiği ürün ya da parça var mı? Kaç çeşit ürününüz var? İhraç ettiğiniz ürünler var mı? MALKAN Makinayı bize ve okurlarımıza tanıtır mısınız?
MALKAN bugün 100 uzman ve deneyimli personelden oluşan kadrosuyla Türkiye’nin sanayi tipi ütüleme ekipmanları pazarında lider konumdadır. Ürün gamında 700’ü aşkın farklı ütüleme ekipmanı yer almaktadır. Bunların tamamı kendi üretim tesislerimizde ve %70 – 80 oranında yerli malzeme kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Üretimde kullandığımız ithal parçalar da var elbette. Özellikle elektro-pnömatik valfler, silindirler, PLC üniteleri gibi ileri teknoloji ürünlerini maalesef yerli alternatifleri olmadığından ya da yeterli kalite düzeyinde iç piyasadan bulamadığımızdan ithal kullanmak zorunda kalıyoruz. Ülkesinin sanayileşmesine ve kalkınmasına gönül vermiş, kendini adamış birisi olarak; keşke yan sanayimiz de Avrupalı ve Japon hatta Koreli firmalar kadar kaliteli ürünler üretse de, paralarımız yabancı ülkelere gitmese diye hayıflanıyorum. Diğer taraftan da üretmekte olduğumuz ürünlerin yaklaşık %40’ını ihraç ediyoruz. MALKAN olarak bugüne kadar 5 kıtada 89 farklı ülkeye ihracat gerçekleştirdik. Bugün yapılan ihracattan sağlanan döviz girişi ve iç piyasada sunduğumuz ürünler sayesinde engellediğimiz ithalat ve döviz çıkışı sayesinde, MALKAN olarak ülkemizin cari işlemler dengesinde önemli bir açığı kapatıyoruz. Bunu da bir Kobi olarak ülkemiz ticareti açısından ciddi bir başarı olarak görüyorum.

Hammadde girişinden ürünün sevkine kadar olan üretim süreçlerini aşamaları ile birlikte anlatır mısınız?
Konfeksiyon, kuru temizleme, çamaşırhane, otel vb. sektörlere endüstriyel ütü makineleri üretimi gerçekleştiren firmamız özel üretimlerin dışında yaklaşık 820 ürün çeşidi ile sektöründe öncü konumunu devam ettirmektedir. Üretimimizi 8.500 m2 kapalı alana sahip fabrikamızda en güncel teknolojileri kullanarak gerçekleştiriyoruz. Yıllık 500 tonu aşkın sac ve 20.000 metre profil boru işleyerek 6.000 adet makine üretimi gerçekleştiriyoruz. Üretimini yaptığımız bu kadar çeşit makine içinde hem düşük hem de yüksek teknolojili ürünler bulunmakla birlikte son yıllarda hem firmamızın stratejisi hem de müşteri beklentileri gereği yüksek teknolojili ürünler ağırlık kazanmıştır. Alman Trumpf marka CNC Lazer kesim ve Abkant büküm tezgâhları Durmazlar marka Punch tezgâhı ve Akira Seiki marka CNC Dik işleme merkezi gibi temel üretim makinelerimizin yanında çeşitli özel makine, aparat ve test aletleri ile üretimlerimizi gerçekleştirmekteyiz. Üretimimizi fabrika içinde ürün gruplarına göre böldüğümüz 5 ana birimde gerçekleştiriyoruz. Hammadde girişi, kesim, büküm, kaynaklı ve talaşlı imalat, montaj, boya, elektrik- elektronik montaj ve test işlemlerinin tümünü kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Bazı dezavantajları olmakla birlikte birçok şeyi kendin yap şeklindeki üretim tarzı sektörümüzde biraz zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor. Bunu yaparken üretimin her aşamasını ERP programı ile planlayıp uyguluyoruz; siparişten sevkiyata kadar tüm prosesleri ERP programı üzerinden takibi ve kontrolü üretimde bize malzeme ve yarı mamul analizleri, performans analizleri ile geliştirmeye açık bölüm ve aşamaların tespitine yönelik çalışmalar yapmamıza vesile oluyor.

MALKAN Makinanın bu kadar köklü ve güçlü olmasının altında yatan en büyük etken nedir? Teknolojiye ve yeniliklere ne kadar önem veriyorsunuz? Ar-Ge çalışmalarınız nelerdir?
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki; kendi işimi kurduğum ilk günden bugüne kadar şartlar ne olursa olsun kendime müşteri memnuniyetini en önemli ilke edindim. Hiçbir zaman tutamayacağım sözler vermedim ve verdiğim her sözü de zarar etme pahasına mutlaka yerine getirdim. Halen de MALKAN bir kurum olarak bu prensibi tavizsiz bir şekilde uygulamaktadır. Bunun yanı sıra gerek şahsım ve gerekse firmam sürekli öncü ve yenilikçi olmayı başarmıştır. Özellikle Ar-Ge ve yenilik çalışmalarına çok büyük önem veririm. Sık sık sektörümüzle alakalı fuarları dolaşırım, personelimi de fuarları gezme ve yani bir şeyler keşfetme konusunda sürekli teşvik ederim. Bizim sektörde belki de üretimden ayrı bir Ar-Ge departmanı olan tek firmayız diyebilirim. Yaptığımız Ar-Ge faaliyetlerinden dolayı Tübitak ve Kosgeb desteklerinden faydalanabilen ilk ve bildiğim kadarıyla da tek firmayız. Ürün çeşidimizi sürekli artırırken diğer yandan da mevcut ürünlerimiz üzerinde iyileştirme ve geliştirmeleri sürekli yapıyoruz. Yine sektörümüzde ISO-9001 Kalite Yönetim Sistemini ilk kuran firmayız ve başarıyla sürdürmeye devam ediyoruz. Kalite Yönetim Sisteminin özellikle sürekli iyileştirme prensibini MALKAN’da çalışan en küçük çırağa kadar benimsetiyoruz. Bugün 30.000’i aşan yerli ve yabancı müşteri referansımızla irtibatı hiç kesmiyoruz. Çağın gerektirdiği aktif pazarlama yöntemlerini tümüyle uyguluyoruz. Bunların neticesinde de güçlü ve köklü bir firma olarak kalmayı başardığımızı düşünüyorum.

Şirket bünyesinde yaptığınız Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmalarınız hakkında da kısaca bilgi alabilir miyiz?
MALKAN Makina Ar-Ge ve Tasarım ekibi 10 kişilik deneyimli uzman ve mühendisten oluşmaktadır ve toplam çalışan sayısının yaklaşık % 8’i civarındadır. Bu oran Türkiye’deki bindelik değerlerle ifade edilebilen ortalama Ar-Ge çalışan oranı dikkate alındığında çok ciddi bir orandır. Ar-Ge ve Tasarım departmanımızda öncelikle 3D katı modelleme ile başlayan ürün geliştirme süreci, prototip üretimi ile devam edip müşteri şartlarında test ve kabul aşamalarından geçerek endüstriyel üretim haline getirilmekte ve öyle piyasaya sunulmaktadır. Son 10 yıl içinde bu şekilde hayata geçirilen TÜBİTAK destekli teknolojik ürün konulu 9 ad Sanayi Ar-Ge projemiz var. Prototip ürün için TÜBİTAK desteği aldığımız bu projelere ayrıca KOSGEB’ten de Endüstriyel Uygulama Proje desteği de alıyoruz.

Tekstil sektörüne sunduğunuz kaliteli ürün ve ekipmanlar sadece yurtiçinde değil dünya pazarında da sürekli artan bir ilgiyi görüyor. Siz bu ilgiyi neye bağlıyorsunuz?
Sanayi tipi ütü ekipmanları üretimi Türkiye’de 70’li yıllarda MALKAN’la başlarken, Amerika’da ve Avrupa’da bizden 50 yıl önce bu konuda üretim vardı. Halen dünyada özellikle Alman ve İtalyan ütü markaları yaygın ve pazara hâkimdir. Ancak son 15 yılda MALKAN Makina’nın yaptığı atakla global pazarda başı çeken markalar arasına girdiği bir gerçektir. Dediğiniz gibi MALKAN her geçen gün artan bir ilgiye muhatap durumdadır. Çünkü biz sadece makine satmıyoruz, müşterilerimizle bilgi ve tecrübe paylaşıyoruz. Onların üretim kalitesine direkt etki eden, kesimden dikime, ara ütülemeden son ütüye bütün proseslerde iyileştirmeler sağlayacak öneriler sunuyoruz. Bu önerilerimizi destekleyen en doğru ürünleri almalarını sağlıyoruz. Her müşterinin ihtiyacı olan, kendi modeline uygun kalıp tasarımları gerçekleştirebilen dünyadaki 3 firmadan biriyiz. Bu sayede müşterinin ürünü özgün bir hal alıyor. Ürünün teslimatından devreye alınmasına kadar her aşamada müşteriye rehberlik ediyoruz. Bunu yapmak yurt içinde kolay olabilir ancak biz bunu tüm yurt dışı pazarlardaki müşterilerimize de sağlıyoruz. Ürünlerimizde tüm dünyada bilinen ve kalitesi ispatlanmış malzemeler, ekipmanlar kullanıyoruz. Tüm ürünlerimizde Avrupa normlarına uygun üretim gerçekleştirdiğimizi gösteren TUV, CE deklarasyonu ve sertifikalarına sahibiz. İlk TSE belgesini biz aldık. Bunlar çok ciddi zaman alan, emek harcatan ve maliyet getiren süreçler. MALKAN bunları karşılarken üstelik fiyat noktasında Avrupalı rakiplerinden daha ucuza aynı kalitede ürünü piyasaya sunabiliyor. Dolayısıyla müşterilerimizin ilgisi her geçen gün artıyor.

Pazar payınızı artırma adına ne tür faaliyetlere ağırlık veriyorsunuz? 2018 yılı hedeflerinizi açıklar mısınız?
Hali hazırda MALKAN Makina Türkiye’de konusunda Pazar lideridir. 50 yıla yaklaşan geçmişi, bilgi birikimi ve tecrübesi, 30.000’i aşan müşteri referansı ile liderliğini açık ara devam ettirmektedir. Şu anda 2018 yılı üretim planımız Ağustos ayına kadar dolmuş vaziyettedir. MALKAN’ın pazar hedefleri artık yurt dışı ağırlıklıdır. Yurt dışında rekabet için de en fazla yoğun olduğumuz faaliyetler Ar-Ge çalışmalarıdır. Kalitemizi, müşteri ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetimizi sürekli geliştirmeli, ürünlerimizi sürekli iyileştirmeliyiz. Müşteri boyutu her sektörde olduğu gibi bizde de son derece dinamik. Her geçen gün farklı ve yeni müşteri talepleri ile karşılaşıyoruz. Bu sebeple Ar-Ge çalışmaları bizim için çok önemli. Özellikle proje tabanlı Ar-Ge faaliyetlerinde Tübitak’tan aldığımız destekler de bizi ayrıca motive ediyor. Öte yandan Ar-Ge sayesinde değer kattığımız ürünleri yurt dışı pazarlarda daha etkin bir şekilde pazarlayabilmek için de uluslararası sektörel fuarlara ve pazarlama ekibimizin yurt dışı müşteri ve bayi ziyaretlerine ağırlık veriyoruz. Bu bağlamda 2018 hedeflerimizin başında Güney ve Orta Amerika pazarlarında daha aktif yer almak olacaktır. Bunun yanında başta Özbekistan olmak üzere Orta Asya pazarındaki pazar liderliğimizi ve Avrupa’da Polonya, Ukrayna, Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerinde her geçen gün büyüyen pazar payı artışımızı sürdürmeyi hedefliyoruz.

AYMA GURUP TERCİHİNİ MALKAN’DAN YANA YAPTI

AYMA GURUP TERCİHİNİ MALKAN’DAN YANA YAPTI.

Özbekistan – Nemengan’da MALKAN MAKİNA olarak bu ay komple anahtar teslimi ceket ve pantalon ütü pres makinalarının teslimini yaptığımız üçüncüsü olan konfeksiyon fabrikası AYMA GURUP firmasına hayırlı uğurlu olsun.

LC WAIKIKI Büyümeye MALKAN’la Devam Ediyor

LC WAIKIKI Büyümeye MALKAN’la Devam Ediyor.

Konfeksiyon ve Hazır Giyim sektöründe Türkiye’nin gururu ve dünyaca ünlü markası olan LC Waikiki (TAHA DIŞ GİYİM AŞ.), yatırımlarına ve büyümeye hız kesmeden devam ediyor. Son yıllarda ardı ardına büyük fabrika yatırımları ile gündemden düşmeyen LC Waikiki konuğumuz oldu. Teknik konularda yatırım danışmanlığını uzun süredir başarıyla yürüten Sayın Öner KAYA; TAHA Dış Giyim olarak Malatya 2. Organize’de kurulu mevcut fabrikaya ilave kurulan yeni yatırımla yine %95’i ihracata yönelik olarak günlük 50.000 ila 60.000 adet kapasite artışı hedeflediklerini bildirdi.

2012 yılının sonlarında kurulan ve 5 yıldır faaliyette olan Malatya 2. Organize’deki LC Waikiki fabrikasında 1.200’ü aşkın personel istihdam ediliyor. LC Waikiki’nin Adapazarı, İstanbul, Safranbolu, Mısır-İskenderiye ve Malatya’daki diğer 7 fabrikasında olduğu gibi buradaki ütüleme ekipmanları da Türkiye’nin bir başka dünya markası ve gururu MALKAN MAKİNA tarafından sağlanmıştı. O tarihlerde Türkiye’de sanayi tipi ütülerle ilgili çığır açan MALKAN’ın “Isıtmasız Ütü Masalarını” ilk kurduğu projelerden birisi LC Waikiki olmuştu. TAHA Giyim yatırım danışmanı Sayın Öner KAYA’nın verdiği bilgilere göre; MALKAN’ın yüksek verimli ve enerji tasarruflu ısıtmasız ütü masaları yeni yatırım için de tek alternatif olarak değerlendirildi. 2012 yılındaki 90 adetlik ilk parti ütü makinesinin ardından 5 yıl sonra kurulan ilave fabrikada da 100 adet ısıtmasız ütü masası üretim bantlarındaki yerini almış bulunuyor. İlave personel istihdamı ile söz konusu bu yeni fabrika yatırımı Türkiye ekonomisine ciddi katkı sağlayacaktır.

Tekstil mühendisliği ve Konfeksiyon eğitimini Almanya’da almış, kendisini özellikle uygun ekipman seçimi konusunda yetiştirmiş Öner KAYA; LC Waikiki’nin gerek Mısır’daki gerekse Türkiye’deki tüm fabrikalarında ekipman seçiminden birinci derecede sorumlu kişi olarak yıllardır ütüleme ekipmanlarında MALKAN’ı tercih etmenin tarifsiz rahatlığını ve konforunu yaşadığını belirtiyor. Özellikle MALKAN’ın ısıtmasız ütüleme masalarının sağladığı enerji tasarrufunun TAHA Dış Giyim olarak her zaman yatırımlarında öncelik addedilen en önemli husus olduğunu belirten Sayın KAYA; “MALKAN yıllardır bildiğimiz ve ürünlerini sorunsuz olarak kullandığımız güvenilir bir firmadır. Yeniliğe açık ve ileri görüşlü bir ekibi var. Kendilerine istek ve beklentilerimizi ilettiğimiz her konuda bizleri mahcup etmedi. Bu yüzden her yeni yatırımda MALKAN’la çalışmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz” dedi.

MALKAN UKRAYNA PAZARINDA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

MALKAN UKRAYNA PAZARINDA BÜYÜMEYE DEVAM EDİYOR

06-08 Eylül 2017 tarihleri arasında Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlenen KIEV FASHION’17 fuarı, Tekstil ve Konfeksiyon ekipmanları üreticileri ile Moda sektörünün bir araya gelmesi ile sektörün en önemli buluşması şeklinde gerçekleşti. Yıllardır Ukrayna tekstil ve moda sektörlerine yönelik en büyük organizasyon olma özelliğini sürdüren KIEV FASHION bu yıl da oldukça renkli ve yoğun katılımlı bir fuar oldu. Türkiye’den fuara katılan pek çok tekstil, hazır giyim firmasının yanı sıra makine üreticisi olarak MALKAN MAKİNA’da fuardaki yerini aldı.

46 yıldır Türkiye’nin Sanayi Tipi Konfeksiyon Ütü Makinelerinde lider kuruluşu MALKAN MAKİNA 2008 yılından beri bayi şemsiyesi altında düzenli olarak katıldığı fuarda, bu yıl kendi standında daha geniş bir ürün yelpazesini müşterilerinin beğenisine sundu. MALKAN fuarda sergilediği ürünlerle sektörde bulunduğu yerin tesadüf ve başarılarının geçici olmadığını gösterdi. Son yıllarda ceket ve pantolon üretiminde kullanılan spesiyal ütüleme preslerinde büyük atılım gerçekleştiren ve bugün tüm dünyada ütü presi denince akla ilk gelen 3 markadan birisi olmuş durumdaki MALKAN MAKİNA Fabrika Müdürü Metin KILIÇ da fuarla ilgili değerlendirmesinde; umduklarının ötesinde olumlu geri dönüşlerin yaşandığını ve Ukrayna’da hazır giyim sektöründe ciddi bir canlanmanın gözlemlendiğini belirtti.

KILIÇ; “Biz bu fuara yaklaşık 10 yıldır düzenli olarak katılıyoruz. Ukrayna’da konfeksiyon makineleri pazarına hakim bir bayi ile yıllardır çalıştığımızdan fuara hep bayimizin standında biraz dar kapsamlı olarak katılıyorduk. İlk defa bu sene, bayimizden de gelen taleple farklı bir konsept denedik. Biz MALKAN olarak ayrı bağımsız bir stant tuttuk. Bayimizin temsilcisi olduğu diğer firmalar da bizim gibi ayrı birer stant tasarımı yaptı. Böylece her firma daha çok ürün ve daha fazla çeşit sergileme imkânı buldu. Bu da hazır giyim alanında fuara gelen her kesimden müşteriye hitap etmemizi sağladı. KIEV FASHION mahalli bir fuar, Ukrayna pazarına hitap ediyor. Ancak ülkenin en önemli fuarı ve tüm moda üreticileri ile konfeksiyon üreticisi firmaları bir araya getiriyor. Adeta sektörün nabzı 3 gün boyunca bu fuarda atıyor. Biz fuar öncesinde bayi ve müşteri ziyaretleri yoluyla fuara en iyi şekilde hazırlandık ve fuarda pazarın en çok ihtiyacı olacak ürünleri sergilemeye çalıştık. Gelen ziyaretçilerin ilgisi ve yapılan görüşmelerin ciddiyeti de son derece başarılı bir fuar geçirdiğimizi gösteriyor. Biz MALKAN olarak Ukrayna pazarına çok önem veriyoruz. Uzun yıllardır burada gerçekleştirdiğimiz başarılı çalışmalar neticesinde bugün pazarda en çok bilinen 3 ütü markasından biri konumundayız. Konfeksiyon firmaları içinde markamızı tanımayan yok diyebiliriz. Son yıllarda ise Ukrayna’da özellikle takım elbise üreticilerine spesiyal ceket ve pantolon ütüleme preslerini empoze etmeye ağırlık veriyoruz. Katma değeri yüksek, ileri teknoloji ürünü bu preslerin Ukrayna pazarında daha çok kullanılmasını, hali hazırda kullanılmakta olan ama miadı dolmuş Alman ve İtalyan marka preslerin de yerini artık bir Türk markasının almasını sağlamayı hedefliyoruz. Bu açıdan fuar önümüzdeki yıllarda Pazar payımızı artırma konusunda umut vericiydi. Aynı konseptte ve daha büyük heyecanla KIEV FASHION’a katılıma devam etmek niyetindeyiz.”